İndirimli Oranda Vergiye Tabi İşlemlerde KDV İadesi Uygulaması

 

İndirimli Oranda Vergiye Tabi İşlemlerde KDV İadesi Uygulaması

İNDİRİMLİ ORANDA VERGİYE TABİ İŞLEMLERDE KDV İADESİ UYGULAMASI
Bakanlar Kurulunca  vergi oranları indirilen teslim ve hizmetler nedeniyle yüklenilen ve teslim ve hizmetin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirim yolu ile giderilemeyen KDV  tutarının ,Bakanlar Kurulunca her yıl belirlenen tutarı aşan kısmı yılı içinde mahsuben, yılı içinde mahsuben iade edilemeyen kısmı ise izleyen yılda nakden veya mahsuben iade edilmektedir.
Bakanlar Kurulunun 29/2.maddesi ile Bakanlar Kuruluna indirimli oranda vergiye tabi teslim ve hizmetler nedeni ile yüklenilen ancak indirim yolu ile giderilemeyen KDV’nin iade sınırını belirleme yetkisi  verilmiştir.Yıllar itibari ile Bakanlar Kurulu bu yetkisini kullanırken ya doğrudan bir limit belirlemiş ya da daha önceki limitin o yıl için belirlenmiş olan yeniden değerleme oranında arttırılmasını kararlaştırmıştır. Buna göre 2008 yılı için limit 11.600 TL, 2009 yılı için 13.000 TL,2010 yılı için 13.300 TL olup bu rakamları aşan kısmın iadesi yapılacaktır.
Bu kapsamdaki iade alacağının ait olduğu aylık dönemde mahsubunun talep edilmesi ihtiyaridir. İndirimli orana tabi işlemleri bulunan mükellefler hak kazandıkları iade tutarını ait olduğu vergilendirme dönemleri itibariyle talep edebilecekleri gibi cari yılın herhangi bir vergilendirme döneminde de toplu olarak mahsuba konu edebileceklerdir. Cari yılda herhangi bir vergilendirme döneminde söz konusu iade tutarını mahsuben talep etmeyen mükellefler ise izleyen yılda Yılı İçinde Mahsuben İade Edilemeyen Vergi olarak nakden veya mahsuben iadesini talep edebileceklerdir.
GENEL İMAL VE İDARE GİDERLERİ İLE
ATİK KDV’DEN İADEYE PAY VERİLMESİ:
24 ve 39 Seri  nolu KDV Genel Tebliğlerinde faaliyetleri  kısmen veya tamamen iade hakkı doğuran işlemlerden oluşan mükelleflerin ATİK’ler için ödedikleri vergilerin iadesinin de mümkün bulunduğu, iade hakkı doğuran işlemlerin KDV Kanununun 32. Maddesinde sayılan istisnalar ile değişik 29/2 nci maddesinde belirtilen temel gıda maddelerine ilişkin işlemler olduğu,bu işlemler dolayısı ile yüklenilen vergilerin indiriminin mümkün olmaması halinde mükellefe iade edilebileceği, iade kapsamına alınan mal ve hizmet alışları yanında genel imal ve idare giderleri ve ATİK’ler için ödenen vergilerinde dahil olduğu ancak bir vergilendirme döneminde iade edilecek verginin, o dönemdeki iade hakkı doğuran işlemlere ait bedele genel vergi oranı uygulanmak suretiyle bulunan miktardan fazla olamayacağı belirtilmiştir.
24 Seri nolu KDV Genel Tebliğinin ‘Amortismna Tabi iktisadi Kıymetlerde İade Uygulaması /Vergiye tabi İşlemlerle İade hakkı doğuran işlemleri Birlikte Yapan Mükellefler Bakımından ‘başlıklı E/2 bölümünde ;
Bu kapsama giren mükellefler yüklendikleri vergilerin tamamını vergiye tabi faaliyetleri üzerinden hesaplanan vergilerden indireceklerdir.İndirimle giderilemeyen vergilerden bu mükelleflere ancak iade hakkı doğuran işlemlere isabet eden kısım iade edilebilecektir. Mükellefler mal ve hizmet alışları ile genel giderlere ait olan vergilerden her iki işlem grubuna ait kısmı ayırmak zorundadırlar.
Faaliyetleri kısmen iade hakkı doğuran işlemlerden oluşan bu kapsamdaki mükelleflerin amortismana tabi iktisadi kıymetlere ait vergilerin durumu aşağıdaki şekilde belirlenecektir:
1-İktisadi kıymet,münhasıran vergiye tabi işlemlerde kullanıyorsa ,mükellefin söz konusu iktisadi kıymetin iktisabı sırasında yüklendiği vergilerin,iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklendiği vergiler kapsamında,iadesi mümkün değildir.
2-İktisadi kıymet münhasıran iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılıyorsa,amortismana tabi iktisadi kıymet için ödenen vergiler de dahil olmak üzere iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle yüklenilen vergilerden bu işlemin %18 ‘ine tekabul eden kısmı beyannamenin iade edilecek vergi kısmına yazılacaktır.İktisadi kıymete ait verginin indirilemeyen kısmı için gelecek dönemlerde aynı işleme devam edilecektir.
3-İktisadi kıymet vergiye tabi olan işlemler ile ortaklaşa kullanılıyorsa,amortismana tabi iktisadi kıymete ait olup indirimle giderilemeyen KDV yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde,istisna kapsamına giren işlemlere isabet eden KDV kadar iade konusu olacaktır.” denilmektedir.
76 Seri nolu KDV Genel Tebliğinde ise önceki genel tebliğlerde yer alan açıklamalara uyulmak kaydıyla indirimli oranda vergiye tabii işlemlerde genel imal ve idare giderleri ile ATİK’ler dolayısı ile yüklenilen vergiden bu işleme isabet eden tutarların iade hesabına dahil edileceği açıklanmıştır.
Buna göre;indirimli oranda vergiye tabi işlemlerle ilgili yüklenilen ve işlemlerin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirim yolu ile giderilemeyen iade edilecek verginin hesabında,mal ve hizmet alımlarının yanı sıra genel imal ve idare giderleri ile ATİK’ler dolayısı ile yüklenilen vergilerden bu işlemlere isabet eden oranda iade edilecek vergiye pay verilmek sureti ile iade konusu yapılması mümkündür.
Ayrıca,ATİK ve genel imal ve idare giderlerine ilişkin olarak bir vergilendirme döneminde iade edilecek vergi o dönemde indirimli oranda vergiye tabi işlem bedeline genel vergi oranı (%18) uygulanmak suretiyle bulunacak tutardan ,indirimli oranda vergiye tabi malların teslim bedeli üzerinden hesaplanan vergi düşüldükten sonra kalan miktardan fazla olamayacaktır.
Örnek : A firmasının indirimli orandaki satışları 100.000 TL, Diğer satışları 50.000 TL ise indirimli oranda satışların toplam satışlara oranı (100.000/150.000=0,66)Yüklenimim 0,66 sı indirimli orandan dolayı  yüklenecektir. Ayrıca iade 100.000*%18 =18.000 -8.000=10.000 TL’den fazla olamayacaktır.
Ancak,19.07.2008 tarih 26941 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 2008/13903 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kısıtlama getirdiğinden  II Sayılı Listenin B) Diğer Mal ve Hizmetler bölümünün 25.sırasında sayılan konaklama tesislerini işleten mükelleflerin 19.07.2008 tarihinden sonra indirimli oranda vergiye tabi konaklama hizmetleri işlemlerinden doğan iade edilecek vergilerin hesabında ATİK’ler dolayısı ile yüklendikleri vergilerden pay vermeleri mümkün bulunmamaktadır.
Bakanlar Kurulunun bu kararına karşı Otel İşletmeciliği yapan bir mükellef tarafından konu dava edilmiş olup Danıştay 4. Dairesinin 21.10.2009 tarih 2009/6371 Esas numaralı kararına göre 2008/13903 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının konaklama tesisi işleten mükellefin indirimli orana tabi işlemlere ait iade hesabına amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısı ile yüklendikleri KDV’yi dahil edemeyeceklerine ilişkin hükmün yürütmesi Anayasa Mahkemesi karar verinceye kadar veya Anayasa Mahkemesi 5 ay içinde karar vermemesi halinde 5 ayın bitmesine müteakiben yeniden karar vermek üzere durdurulmuştur.Ayrıca kararın ikinci bölümünde bu olayın Anayasa’ya aykırılık kanısının ciddi olduğu kanısı ile konu ile ilgili olarak karar vermek üzere dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi hükmüne varılmıştır.
Bu nedenle Anayasa Mahkemesi  kararını ve  Maliye Bakanlığı bu konudaki görüşlerini açıklayıncaya kadar bu konuda firmalarımızın hazırlıklı olmaları açısından ATİK KDV‘lerden iade konusunda firmalarımızı bilgilendirmek amacıyla iadenin nasıl hesaplanacağı konusundaki açıklamalarımız aşağıda belirtilmiştir.
İADE TUTARININ HESAPLANMASI:
İade 2009 yılı için yıllık olarak mahsuben veya nakden 2010 yılı içinse mahsuben talep edilebilir.2009 yılı için hesaplama vergilendirme dönemi itibariyle işlemlerin yapıldığı 2009 yılının tamamı için yıllık olarak ve Aralık dönemi sonu itibariyle hesaplanacaktır.
İade tutarının hesaplanmasına 2009/ Ocak dönemi itibariyle başlanacaktır.Ocak döneminde varsa indirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren vergilerden (yüklenilen vergiler)  indirimli orana tabi işlemler nedeniyle hesaplanan vergi  çıkarılarak ilk hesaplama yapılacaktır.Çıkan tutar indirimli orana tabi mal ve hizmet tutarının %10’undan fazla olamayacaktır.Başka bir ifade ile bir vergilendirme döneminde indirimli orana tabi teslim ve hizmetler nedeni ile yüklenilen ve işlemlerin gerçekleştiği vergilendirme döneminde indirim yolu ile giderilemeyen iade (nakden veya mahsuben)edilebilecek vergi tutarı hiçbir şekilde indirimli oranda vergiye tabi teslim ve hizmet bedeline genel vergi oranı(%18) uygulanmak suretiyle bulunacak tutardan indirimli oranda vergiye tabi teslim ve hizmet bedelleri üzerinden hesaplanan vergi indirilmek suretiyle bulunacak tutarı geçemeyecektir.Bu ilk hesaplama aynı dönem beyannamesinde yer alan sonraki döneme devreden vergi tutarı ile karşılaştırılacaktır.
Beyannamede sonraki döneme devreden vergi yer almıyorsa Ocak dönemi için indirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren vergi tutarı yıllık iade hesabına dahil edilmeyecektir.Sonraki döneme devreden vergi mevcutsa ve indirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren vergi ile bu işlemler nedeniyle hesaplanan KDV arasındaki farkını aşıyorsa,bu vergi farkının tamamı ,aşmıyorsa devreden vergi tutarı aylık iade edilebilir vergi olarak kabul edilecektir.
Bu hesaplama Şubat  içinde yapılarak Şubat döneminde varsa indirimli orana tabi işlemin bünyesine giren vergiler ve bu işlemlerle ilgili olarak hesaplanan KDV’nin farkı hesaplanacak bu fark Ocak dönemine ait iade edilebilir KDV ile toplanacak ,bu toplam Şubat dönemi beyannamesinde yer alan sonraki döneme devreden vergi ile mukayese edilecektir.Sonraki döneme devreden vergi yoksa ilk iki ay yıllık iade hesabına dahil edilmeyecektir.Devreden vergi mevcutsa ve yukarıda hesaplaması verilen toplamı aşıyorsa toplamın tamamı yıllık iade hesabına dahil edilecek,devreden vergi sözü edilen toplamı aşmıyorsa Şubat dönemi beyannamesindeki devreden vergi tutarı ilk iki ay için iade edilebilir vergi olarak dikkate alınacaktır.
Bu hesaplamalar Aralık ayına kadar diğer aylar içinde yukarıdaki açıklamalara göre yapılacaktır.Aralık ayındaki indirimli orana tabi işlemlerin bünyesine giren vergiler ile bu işlemlerle ilgili olarak hesaplanan vergi arasındaki fark Kasım sonu itibariyle hesaplanan iade edilebilir vergi ile toplanacaktır.Bu toplam Aralık ayı devreden KDVsi ile mukayese edilecek devreden vergi yoksa 2009 yılına ilişkin iade talep edilmeyecektir.Devreden vergi mevcutsa ve tutarı bu toplamı aşıyorsa bu toplam,aşmıyorsa Aralık ayı devreden KDVsi 2009 yılı için iade edilebilir KDV olarak dikkate alınacaktır.
Bu tutardan  13.300 TL yi aşan kısmı iade edilecek KDV olarak hesaplanacaktır.2010 yılının Ocak dönemi ile iade talebinin yapıldığı dönem arasındaki bütün dönem beyannamelerinde devreden vergi yer alıyorsa ve her dönemde devreden vergi tutarları iade edilebilecek KDV tutarını aşıyorsa iade edilebilecek KDV ‘nin tamamı iade edilecektir.Bazı dönemlerde devreden vergi tutarları iade edilecek KDV tutarının altında kalıyorsa devreden vergi tutarının en küçük olduğu tutar iadeye esas alınacaktır.Aradaki dönemlerden birisinde devreden KDV yer almıyorsa iade yapılmayacaktır.
YILLIK OLARAK İADE EDİLECEK VERGİYE
İLİŞKİN ÖRNEK HESAPLAMA
Örnek : Firmanın 2009 ocak vergilendirme döneminde indirimli orana tabi teslim ve hizmetlerinin bedeli 400.000,TL, hesaplanan KDV 32.000,00 TL, yüklenilen KDV 50.000,00 TL,Hesaplanan ve yüklenilen KDV arasındaki fark 18.000 TL’dir. B u tutar sonraki döneme devreden KDV  80.000,00 TL,den küçük olduğundan tamamı cari dönem iade tutarı olarak hesaplanmıştır.
 Firmanın 2009 Şubat 2009 döneminde indirimli orana tabi teslim ve hizmetlerin bedeli  250.000,00 TL,hesaplanan KDV 20.000 TL,hesaplanan KDV ile yüklenilen KDV arasındaki fark 20.000 TL’dir.Bu tutarın önceki dönem iade tutarı ile toplanması sonucu elde edilen 38.000 TL sonraki döneme devreden 35.000 TL den büyük olduğundan cari dönem iade tutarı devreden KDV tutarı kadar yani 35.000 TL olarak alınmıştır. Aynı durum Temmuz döneminde de mevcut olup,yüklenilen KDV ile hesaplanan KDV’nin farkı olan 90.000 TL önceki dönem iade tutarı olan 149.000 TL ile toplandığında elde edilen sonuç olan 239.000 TL devreden KDV olan 200.000 TL den büyük olduğundan cari dönem iadesi 200.000 TL alınmıştır.
Aralık sonuna kadar bu şekilde yapılan hesaplamalar sonucunda firmanın iade rakamı 322.000 TL olarak hesaplanmışsa da Bakanlar Kurulu’nun belirlediği ve 2010 yılı için iade edilemeyecek limit olan 13.300 TL ‘nin düşülmesi sonucu iade edilecek rakam 308.700 TL olarak  KDV Beyannamesinin  9 nolu tablosunda  ve 71 nolu satırında 450 kod numarası ile iade edilecek KDV olarak beyan edilecektir.Teslim ve hizmetlere ilişkin bedel de 70 nolu satırda beyan edilecektir.
Firmanın Ocak ayındaki indirimli orana tabi teslimlere ilişkin bedel 20.000 TL hesaplanan KDV 1.600 TL hesaplanan ve yüklenilen KDV arasındaki  fark 900 TL dir. Bu tutar Ocak dönemi devreden KDV tutarı 1.400 tl den düşük olduğundan tamamı iade edilebilir KDV olarak hesaplanmıştır.
Şubat ayında hesaplanan –yüklenilen farkı 1.100dür. Bu tutarın Ocak sonu iade edilebilir KDV tutarı ile toplanması ile bulunan 2.000 TL şubat dönemi devreden KDV ile karşılaştırılmış devredn KDV yüksek olduğundan 2.000 TL nin tamamı iade edilebilir KDV olarak hesaplanmıştır.
Mart,Nisan Mayıs ve Haziran ayları içinde aynı şekilde hesaplamalar yapılmıştır.Haziran ayı sonuna kadar Kümülatif iade tutarı olan 10.900 TL Bakanlar Kurulunca belirlenen 13.300 TL limitini aşmadığından firmanın mahsuben iade hakkı doğmamaktadır.
Ağustos döneminden itibaren iade hesabi aylık olarak yapılacak ,yüklenilen-hesaplanan KDV  doğrudan o dönemin devreden KDV ‘si ile karşılaştırılarak iade tutarı hesaplanacaktır.Bu nedenle Ağustos döneminden başlayarak Önceki Dönem İade Tutarı sütununa ‘0’ yazılmıştır.
Ağustos ayında yüklenilen –hesaplanan KDV farkı 1.000 TL dir.Bu tutar aynı ayın devredeninden küçük olduğundan iade edilebilir KDV olarak hesaplanmıştır.
Ancak Eylül döneminde yüklenilen –hesaplanan KDV farkı devreden KDV ‘den büyük olduğundan iade edilebilir KDV olarak devreden KDV olan 850 TL alınmıştır.Aynı durum Kasım ayı için de geçerlidir.
Bu şekilde hesaplanan iade edilebilir KDV, KDV Beyannamesinin 9 nolu tablosunda  406 kod ile iade olarak beyan edilecektir.
Ayrıca indirimli oranda vergiye tabi malları aynı dönemde hem vergiye tabi hem de tam istisna kapsamında teslim eden mükelleflerin bu işlerle ilgili yüklendikleri vergilerin iadesinde toplam iade miktarı içindeki payını dikkate almaları gerekmektedir.
VII.MAHSUBU TALEP EDİLEBİLECEK BORÇLAR
İndirimli oranda vergiye tabi işlemleri bulunan mükellefler bu işlemlerden doğan KDV iade alacaklarını;
Kendilerine ait ithalde alınanlar da dahil vergi borçlarına
SSK  prim borçlarına,
01/10/2006 tarihinden itibaren elektrik ve doğalgaz borçlarına,
28.07.2007 tarihinden itibaren Kollektif şirketler ile adi ortaklıklar adına ortaya çıkan KDV alacaklarını diğer ortakların izin vermesi(noter tarafından onaylanmış belge ile) kaydıyla ortaklarının vergi(ithalde alınanlar dahil)ve SSK prim borçlarına mahsup talep edebileceklerdir.
Bu durumda.iade alacağından öncelikle mükellefin ithalde alınanlar dışındaki vergi borçlarına mahsup yapılacaktır.Bu mahsup işleminden sonra indirimli oranda vergiye tabi işlemlere ait bir KDV alacağının kalması halinde tutar,mükellefin isteğine bağlı olarak SSK prim borçları ile elektrik/doğalgaz borçlarına kolektif şirketler ve adi ortaklıklarda diğer ortakların izin vermesi kaydıyla ortaklarının vergi ve SSK prim borçlarına mahsup edilebilecektir.
SÜRESİNDE VERİLEN BEYANNAMELERDE
İADE TALEBİNDE BULUNULMAMASI
85 Seri Nolu KDV Genel Tebliği ile 2001 ve izleyen takvim yıllarında indirimli oranda vergiye tabi işlemlerden doğan iade hakkını ilgili yılın Ocak Kasım arasındaki dönemlerde verilecek beyannamelerde kullanmayıp yüklendikleri vergileri indirim konusu yapmayı tercih eden mükelleflerin,daha sonra düzeltme beyannamesi ile iade talebinde bulunmalarının söz konusu olamayacağı belirtilmiştir.Ancak süresinde iade talebinde bulunan mükelleflerin düzeltme beyannamesi vererek iade tutarında ve döneminde değişiklik yapamayacakları konusunda bir kısıtlama getirilmemiştir.Ayrıca,indirimli oranda vergiye tabi işlemlerden doğan iade alacağını ilgili dönem KDV beyannamesinin İadesi Gereken KDV satırında göstermeyip devreden KDV’ye dahil etmekle beraber süresinde verdiği dilekçeleri ile iade ve mahsup talebinde bulunan ve süresinde YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ibraz eden mükellefin tercihini indirim yolu ile gidermek şeklinde değil iade mahsup şeklinde kullandığı kabul görmekte olup düzeltme beyannamesi alınarak YMM KDV İadesi Tasdik Raporuna göre işlem yapılması mümkün olacaktır.
NAKDEN VEYA MAHSUBEN İADENİN YAPILMASI
İndirimli orandan kaynaklanan 4.000 TL ve üstündeki  mahsuben ve nakden iade talepleri  vergi inceleme veya YMM KDV İadesi Tasdik Raporu karşılığında yerine getirilecektir.Talep tutarının 4.000 TL ‘yi aşan kısmı kadar teminat gösterilmesi halinde ilgili belgelerin tamamlanıp teminatın verildiği tarih itibariyle mahsup talebi geçerlilik kazanacak ,teminat vergi inceleme veya YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile çözülebilecektir.
YMM KDV İadesi Tasdik Raporu ile iade,firma ile YMM arasında Tam Tasdik Sözleşmesi varsa limitsiz,sözleşme yoksa 2009 yılı için 598.000 TL, 2010 yılı için 611.000 TL ye  kadar yapılabilecektir.
İndirimli Oranda Vergiye Tabi İşlemlerde KDV İadesi Uygulaması