Alacakların Kredi Kartı İle Tahsil Edilmesi Durumunda Bunların KDV Beyannamesinde Nasıl Gösterileceği Sorunu

 

Alacakların Kredi Kartı İle Tahsil Edilmesi Durumunda Bunların KDV Beyannamesinde Nasıl Gösterileceği Sorunu

Bülent SEZGİN
Vergi Denetmen Yardımcısı

1- GİRİŞ Bilindiği üzere katma değer vergisi yönünden vergilendirme dönemi, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 39’uncu maddesi ile hüküm altına alındığı üzere, faaliyet gösterilen takvim yılının üçer aylık dönemleridir. Öte yandan alınan maddede Maliye Bakanlığı, mükelleflerin yıllık gayri safi hasılatlarını dikkate alınarak üç aylık vergilendirme dönemi yerine birer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkili kılınmıştır. Bakanlık yayınladığı 14 seri no.lu KDV. Genel Tebliği ile gerçek usulde vergilendirilen mükellefler için vergilendirme dönemini bir ay olarak belirlemiştir. Bu doğrultuda gerçek usulde vergilendirilen katma değer vergisi mükellefleri şekil ve muhtevası Maliye Bakanlığınca tespit ve tanzim edilen beyannameleri kullanarak birer aylık dönem faaliyetlerine ilişkin yazılı beyanda bulunmaktadırlar. Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin kullandığı 1 no.lu KDV. beyannamesinin şekli Aralık/2004 vergilendirme döneminden itibaren kullanılmak üzere yeniden düzenlenmiştir. Bu yeni beyannamelerde, eski beyannamelerde yer alan “Kredi Kartı Karşılığı Yapılan Teslim ve Hizmetleri Teşkil Eden Bedel” satırı (65’inci satır) yerine yeni beyannamelerde “Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmet Bedelleri” satırı (45’inci satır) ihdas edilmiş ve kredi kartı ile yapılan teslim ve hizmet bedellerinin bu satırda beyan edilmesi uygun görülmüştür. Ticari hayatın olağan akışı çerçevesinde işletmeler, bir belgeye dayalı olsun ya da olmasın (senetli ya da senetsiz) daha önce var olan alacağını kredi kartı kullanılmak suretiyle tahsil edebilmektedirler. Bu süreçte borçlu taraf senetli ya da senetsiz borç tutarını kredi kartından çektirerek alıcıya ödeme yapmaktadır. Satıcı ile alıcı arasında yapılan işlemlerde bedelin kredi kartı kullanılmak suretiyle ödenmesi durumunda bu işlemin KDV. beyannamesinde nasıl gösterileceği konusunda açıklanmaya muhtaç özellikli bir husus yoktur. Bununla beraber, önceki dönemlerde tahakkuk etmiş ticari alacakların kredi kartı ile tahsil edilmesi durumunda bunların KDV. beyannamesinde ne şekilde gösterileceği hususu özellik arz etmektedir. Çalışmamızda önceki dönemlerde tahakkuk etmiş senetli ya da senetsiz alacakların kredi kartı ile tahsil edilmesi durumunda bunların KDV. beyannamesinde ne şekilde gösterileceği konusu ayrıntılı olarak işlenecektir.
2- TAHAKKUK ETMİŞ ALACAKLARIN KREDİ KARTI İLE TAHSİL EDİLMESİ İşletmeler, mal teslimi veya hizmet ifası karşılığını teşkil eden bedeli nakit tahsil edebileceği gibi, söz konusu bedel karşılığında borçludan çek veya senet de alabilmektedir. Veyahut alıcı ile satıcı arasındaki ilişki herhangi bir kıymetli evrak tanzim edilmeksizin veya bu neviden bir evrak teslimi yapılmaksızın, ticari hayatta ifade edildiği şekilde “açık hesap” şeklinde de olabilmektedir. Bunun gibi alıcı ile satıcı arasındaki mal teslimi veya hizmet ifasından kaynaklanan nedenlerle tahakkuk etmiş alacak için başlangıçta çek veya senet alınmasından veyahut açık hesap şeklinde çalışılmasından sonra vade sonunda veya herhangi bir zamanda bu borcun borçlu tarafından kredi kartı ile ödenmesi halinde, alacaklı açısından bu tahsilatın KDV. beyannamesinde ne şekilde gösterileceği özellik arz etmektedir. Yapacağımız açıklamaları anlaşılır kılabilmek adına bu noktada, gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin kullandığı 1 no.lu KDV. beyannamesinin şeklinin Aralık/2004 vergilendirme döneminden itibaren kullanılmak üzere yeniden düzenlendiğini belirtmemiz gerekir. Gerçek usulde vergilendirilen mükellefler için öngörülen 1 no.lu KDV. beyannamesinin Aralık/2004 vergilendirme döneminden önceki ve sonraki dönemlerde kullanıldığı şekline baktığımızda; önceki dönemlerde kullanılan beyannamenin “6- Teslim ve Hizmet Karşılığını Teşkil Eden Bedel” satırının, anılan dönemden itibaren kullanılan beyannamelerde “43- Teslim ve Hizmet Karşılığını Teşkil Eden Bedel” satırına isabet ettiği görülmektedir. Bunun yanında, çalışmamızın giriş bölümünde de belirttiğimiz üzere, önceki dönemlerde kullanılan beyannamenin “65- Kredi Kartı Karşılığı Yapılan Teslim ve Hizmetleri Teşkil Eden Bedel” satırının anılan dönemden itibaren kullanılan beyannamelerde “45- Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmet Bedelleri” satırına isabet ettiği görülmektedir. Katma değer vergisinin konusunu teşkil eden işlemler 3065 sayılı KDV. Kanununun 1’inci maddesinde sayılmıştır. Madde hükmüne göre Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabi bulunmaktadır. Aynı Kanunun 10’uncu maddesi; “Vergiyi Doğuran Olay: a) Mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, b) Malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi, c) Kısım kısım mal teslimi veya hizmet yapılması mutad olan veya bu hususlarda mutabık kalınan hallerde, her bir kısmın teslimi veya bir kısım hizmetin yapılması, anında meydana gelir.” şeklinde düzenlenmiştir. Yine aynı Kanunun 20’nci maddesinde ise teslim ve hizmet işlemlerinde matrahın bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu hükme bağlanmıştır. Öte yandan; 26.06.2001 tarih ve 24447 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 83 seri no.lu KDV. Genel Tebliğinin “3- Ödemesi Kredi Kartı ile Yapılan Teslim ve Hizmet Bedellerinin Beyanı” başlıklı bölümünde; “Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin kullandığı 1 numaralı katma değer vergisi beyannamesinde 65’inci satır olarak “Kredi Kartı Karşılığı Yapılan Teslim ve Hizmetleri Teşkil Eden Bedel” satırı ihdas edilmiş ve Haziran 2001 döneminden itibaren kredi kartı ile yapılan teslim ve hizmet bedellerinin bu satırda beyan edilmesi uygun görülmüştür. Bu satıra ait dipnotta, 6’ncı satırda beyan edilen toplam bedel içinde kredi kartı ile yapılan satışlara ilişkin tutarın yazılacağı açıklanmıştır. Ancak kredi kartı ile yapılan satışlar arasında farklı vergi oranına tabi teslim ve hizmet bedelleri ile vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilen işlem bedelleri de bulunabileceğinden, bu satıra kredi kartı ile yapılan satışların, varsa vergi dahil brüt tutarı yazılacaktır.” açıklaması yer almaktadır. Teslim ve hizmet bedelleri, işlemin gerçekleştiği dönemin KDV. matrahını oluşturmaktadır. Matrahın tespitinde bedelin tahsil edilip edilmemesinin önemi bulunmamaktadır. Bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel gerçek usulde vergilendirilen mükellefler tarafından 1 no.lu KDV. beyannamesi ile beyan edilip vergilendirilmektedir. Önceki dönemlerde gerçekleşen işlemler nedeniyle tahakkuk etmiş senetli ya da senetsiz alacağın kredi kartı ile tahsil edilmesinin açıktır ki KDV. matrahına etkisi bulunmamaktadır. Bununla beraber kredi kartı aracılığı ile yapılan bu tahsilat 1 no.lu KDV. beyannamesinin 45’inci satırında gösterilmesi gerekir. Maliye Bakanlığının aşağıda yer alan 07.05.2002 tarih ve 20645 sayılı yazısı konuya ışık tutmaktadır: “KDV. beyannamesinin 65’inci satırında istenen bilgi, verginin tarh ve tahakkuku ile ilgili olmayan denetim amaçlı bir bilgidir. Burada vergiyi doğuran olay vuku bulsun bulmasın belirli bir dönemde, kredi kartı ile yapılan tahsilatlar gösterilecektir. Bu satırda yer alan tutarların 6’ncı satırındaki bilgi ile uyum göstermemesi ve vergi dairesince bu hususun mükelleften sorulması halinde, kredi kartları ile yapılan tahsilatların üzerinden vergi hesaplanmayan avans ödemelerinin veya vergisi önceden beyan edilmiş işlemlerin sonraki taksitlerine ait olduğu mükellef tarafından “izah” gerekçesi olarak belirtilebilir. Bu izah yeterli görülmediği takdirde gerekli işlemlerin yapılacağı tabiidir.” Anlaşılacağı üzere gerçek usulde vergilendirilen mükellefler 1 no.lu KDV. beyannamesinin “Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmet Bedelleri” açıklamalı 45’inci satırına, içinde bulunulan dönemde kredi kartı ile kendi lehlerine yapılan işlem bedellerinin KDV. dahil tutarlarını yazmaları gerekmektedir. 45’inci satıra yazılacak işlem bedeli tutarının belirlenmesinde işlemin vergiye tabi olup olmamasının, mal teslimine veya hizmet ifasına dayanıp dayanmamasının, daha önce tahakkuk etmiş bir alacak olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Zira Bakanlık yazısında belirtildiği üzere, KDV. beyannamesinin 65’inci satırında (Aralık/2004 vergilendirme döneminden itibaren verilen beyannamelere 45’inci satırında) istenen bilgi, verginin tarh ve tahakkuku ile ilgili olmayan denetim amaçlı bir bilgidir. Burada vergiyi doğuran olay vuku bulsun ya da bulmasın belirli bir dönemde, kredi kartı ile yapılan tahsilatlar gösterilmektedir. Bu satırda yer alan tutarların “43- Teslim ve Hizmetlerin Karşılığını Teşkil Eden Bedel” satırındaki bilgi ile uyum göstermemesi ve vergi dairesince bu hususun mükelleften sorulması halinde, mükellefin bu durumu izah etmesi gerekmektedir. Öte yandan her ne kadar gerçek usulde vergilendirilen mükellefler için öngörülen 1 no.lu KDV. beyannamesinin doldurulmasına ilişkin açıklama ve işlem kodlarının yer aldığı listelerde, (2047-b örnek no.lu föy) 45’inci satıra bu dönemde gerçekleştirilen teslim ve hizmetlere ait bedelin, kredi kartı ile tahsil edilen kısmının yazılacağı belirtilmiş ise de, Maliye Bakanlığı’nın yukarıda anılan yazısından esas itibariyle bu satıra ilgili dönemde kredi kartıyla yapılan tahsilatların tamamının yazılması gerektiği anlaşılmaktadır. Örnek : (X) İnşaat ve Demir Ltd. Şti.’nin faaliyet konusu inşaat demiri satımıdır. Şirketin Nisan/2009 dönemindeki satışları ve aynı dönemde kredi kartı aracılığı ile yaptığı tahsilat aşağıdaki gibidir. Toplam Satışlar (KDV. Hariç)50.000 TL Hesaplanan KDV. (%18)9.000 TL Bu Dönemde Kredi Kartı Aracılığı ile Yapılan Toplam Tahsilat (A)64.400 TL Önceki Dönemlerde Tahakkuk Edip Bu Dönemde Kredi Kartı İle Tahsil Edilen Tutar (B)29.000 TL Bu Dönemde Kredi Kartı Aracılığı ile Yapılan Satışlar (KDV. Dahil) (A+B)35.400 TL Bu durumda mükellef, Nisan/2009 dönemi için vereceği 1 no.lu KDV. beyannamesinin 10, 28 ve 43’üncü satırlarına 50.000 TL, 11 ve 29’uncu satırlarına 9.000 TL ve 45’inci satırına 64.400 TL yazacaktır. Görüldüğü üzere mükellefin Nisan/2009 döneminde kredi kartı aracılığı ile tahsil ettiği tutar (45’inci satır) aynı dönemdeki toplam satış tutarından (43’üncü satır) fazladır. Vergi dairesince bu hususun mükelleften sorulması halinde, kredi kartı aracılığı ile yapılan 64.400 TL tutarındaki tahsilatın 29.000 TL’lik kısmının daha önce beyan edilen işlemlere ilişkin olduğu dolayısıyla önceki dönemlerde vergisinin hesaplandığı, kalan 35.400 TL’lik kısmın Nisan/2009 dönemindeki 30.000 TL satış ve buna ilişkin 5.400 TL hesaplanan KDV. olduğu hususları, mükellef tarafından açıklanacaktır.
3- SON SÖZ Ticari hayatın olağan akışı çerçevesinde işletmeler, senetli ya da senetsiz alacağını bir süre sonra kredi kartı aracılığı ile tahsil edebilmektedirler. Bu süreçte borçlu taraf borç tutarını kredi kartından çektirerek alıcıya ödeme yapmaktadır. Gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin kullanımı için öngörülmüş 1 no.lu KDV. beyannamesi, kredi kartı ile tahsil edilen tutarların gösterilmesine olanak verecek şekilde düzenlenmiş olmakla beraber, söz konusu beyanname kredi kartı ile yapılan tahsilatların ne kadarının vergiye tabi işlemlerden ne kadarının diğer işlemlerden kaynaklandığını göstermeye imkan vermemektedir. Bu durum kimi mükelleflerin anılan beyannamenin “Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmet Bedelleri” açıklamalı 45’inci satırına yazılması gereken tutarın tespitinde tereddütte kalmalarına neden olmaktadır. Gerçek usulde vergilendirilen mükellefler 1 no.lu KDV. beyannamesinin “Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Teslim ve Hizmet Bedelleri” açıklamalı 45’inci satırına, içinde bulunulan dönemde kredi kartı ile kendi lehlerine yapılan işlem bedelleri toplamının KDV. dahil tutarını yazmaları gerekmektedir. 45’inci satıra yazılacak işlem bedeli tutarının belirlenmesinde işlemin vergiye tabi olup olmamasının, mal teslimine veya hizmet ifasına dayanıp dayanmamasının, daha önce tahakkuk etmiş bir alacak olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. Öte yandan 45’inci satırda yer alan tutarın “Teslim ve Hizmetlerin Karşılığını Teşkil Eden Bedel” açıklamalı 43’üncü satırındaki bilgi ile uyum göstermemesi ve vergi dairesince bu hususun mükelleften sorulması halinde, mükellef bu durumu izah etmekle yükümlüdür.