Pos Cihazlarından Herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın kredi kartı geçirilmesi

 

Pos Cihazlarından Herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın kredi kartı geçirilmesi

POS CİHAZLARINDAN HERHANGİ BİR MAL TESLİMİ VE HİZMET İFASI OLMAKSIZIN KREDİ KARTI GEÇİRİLMEK SURETİ İLE NAKİT İHTİYACININ GİDERİLMESİ İŞLEMİ HAPİS CEZASI GEREKTİRİR Mİ?

 

Yazar:Ramazan IRMAK(*)

           Türksal HANEDAN(**)

E-Yaklaşım / MART 2008 / Sayı: 56

 

I- GİRİŞ

Hayatımızın vazgeçilmezleri arasında yerini alan kredi kartları, ekonominin kayıt altına alınmasında da büyük katkı sağlamıştır.

Kredi kartları ile yapılan işlemlerdeki artış mali idarenin de dikkatini çekmiş ve bankalara, kredi kartı ile işlem yapan mükelleflerin yapmış olduğu işlem tutarlarını Maliye Bakanlığı’na bildirme zorunluluğu getirilmiştir. Bankalardan alınan verilerle mükelleflerin beyanları karşılaştırılarak, uyumsuzluk olanlar incelemeye sevk edilmektedir.

Son yıllarda bu nedenle incelemeye sevk edilen mükelleflerin birçoğu, ağız birliği etmişçesine kredi kartı ile yapılan çekişlerle beyanlar arasındaki farkın aslında gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasından kaynaklanmadığını belirtmektedirler. Farkın finansman ihtiyacını gidermek için kendi kartlarını işyerlerindeki POS cihazlarından geçirerek işlem yapmalarından kaynaklandığını ifade etmektedirler. Gerekçe olarak da bankalardan kredi çekmenin birçok prosedürü olması ve kredi alma koşulunu taşımamaları dolayısı ile başvurularının geri çevrilmesini göstermektedirler.

Bu gerekçenin haklılık payı olmakla birlikte mükelleflerin bu gerekçeyi sık sık dile getirmelerindeki başlıca neden, vergi inceleme elemanlarının yapmış oldukları incelemelerin özü kavranmadan, nihai sonucun mükellefler ve muhasebecileri arasında konuşuluyor olmasıdır. İnceleme elemanları VUK’un 134. maddesinin kendilerine vermiş olduğu sorumluluk dolayısı ile inceleme yaparken, mükelleflerin ödemesi gereken vergilerinin doğruluğunu araştırmakta, bu yolda mükellefler tarafından ileri sürülen delilleri ve kendisinin harici tespitlerini değerlendirmekte ve elde ettiği veriler ışığında da mükelleflerin ödemesi gereken vergiyi tespit etmeye çalışmaktadırlar.

Bazı mükellefler yasal defterlerinde kendi işyerlerindeki POS cihazlarından kendi veya yakınlarının kartları ile herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın yapmış oldukları çekişleri ayrıca izlemekte ve bu çekişler sonucu hesaplarına geçen paraların nerelerde kullanıldığını belgeleri ile izah edebilmektedirler. Böyle olunca da beyanlar ile çekişler arasındaki fark inceleme elemanınca kabul edilebilmekte ve herhangi bir cezalı tarhiyat yapılmayabilmektedir. İşte mükellefler bu tür işlemlerin sonucu ile ilgilenmekte ve “XYZ işletmesinin kendi çekişlerini kabul etmişsiniz ama” diyerek itiraz etmektedirler.

Yargı organları tarafından verilen farklı kararlar da mükellefler tarafından kendi lehlerine delil olarak kullanılmaya çalışılmaktadır. Burada da yine kararın sonucuna bakılmakta ve kararın özünü oluşturan tespitler ve hukuki gerekçeler göz ardı edilmektedir.

Biz yazımızda yukarıda kısaca bahsettiğimiz ve olayın vergisel boyutunu yansıtan yönü ile ilgilenmeyeceğiz. Yazımızda üye işyeri sahiplerinin kendi veya yakınlarının kartları ile kendi POS cihazlarından herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın çekiş yapmalarının hapis cezası gerektiren bir suç olup olmadığı üzerinde durmaya çalışacağız.

II- 5464 SAYILI BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNU İLE YAPILAN YASAL DÜZENLEMELER

Ülkemizde kredi kartı kullanımı doksanlı yıllarının sonlarına doğru yaygınlaşmasına karşın mevcut yasalarımızda kredi kartlarına ilişkin özel bir düzenleme yer almamaktaydı. Bu konulardaki ihtilaflar Borçlar Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Bankalar Birliği’nce çıkarılan tebliğlere göre çözülmeye çalışılıyordu. Kredi kartı kullanımının hızla artması ve bu konuda yaşanan ihtilaflar, kredi kartları konusunda özel bir yasal düzenleme yapma zorunluluğunu gündeme getirmiş ve nihayetinde 5464 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu” yürürlüğe girmiştir([1]).

Söz konusu Kanun ile yapılan düzenlemeler direkt olarak vergi kanunları ile ilgili olmamakla birlikte içerdiği hükümler açısından vergi inceleme elemanlarını ve dolayısı ile mükellefleri ilgilendiren önemli hükümler içermektedir. Zira bizim kanaatimize göre söz konusu Yasa, kendi POS cihazlarından herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın nakit ihtiyacını gidermek vs. üzere çekiş yapan üye işyeri sahiplerine 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adlî para cezası öngörmektedir.

Bizim kanaatimize göre dememizin temel nedeni, mükelleflere POS cihazlarını veren ve birinci derece de kanunun muhatabı olan bankalarında böyle bir cezanın farkında olmamalarıdır. Bankalardan üye işyerlerinin kendi POS cihazlarından herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın çekiş yapmalarının suç unsuru taşıyıp taşımadığı yönündeki bilgi talebimize bir banka hariç (ilgili bankanın adını zikretmeyi uygun görmüyoruz) diğer bilgi istediğimiz bankalar özetle “herhangi bir suç unsuru taşımadığı, ancak tespit edilmesi durumunda sözleşmelerde belirtildiği üzere üyeliklerinin iptal edileceği” şeklinde cevap vermişlerdir. Suç olduğunu belirten banka ise;

“Söz konusu kartların herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın üye işyerlerinden nakit ihtiyacının giderilmesi vs. gibi gerekçelerle kullanılması 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36. maddesince suç sayılmaktadır.” şeklinde cevap vererek bizim görüşümüzü teyit etmiştir. Oysa biz bankalara söz konusu Kanun ve ilgili hükümlerinden bahsetmeksizin genel bir soru yöneltmiştik([2]).

Yapmış olduğumuz bu açıklamalardan sonra 5464 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun” ilgili maddelerini değerlendirmeye geçebiliriz.

Konumuzu ilgilendiren söz konusu maddeler aynen aşağıdaki hükümleri içermektedir.

“Tanımlar

MADDE-3: Bu Kanun’un uygulanmasında;

a) Kurul: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunu,

b) Kurum: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu,

e) Kredi Kartı: Nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımı veya nakit çekme olanağı sağlayan basılı kartı veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasını,

i) Üye işyeri: Üye işyeri anlaşması yapan kuruluşlar ile yaptığı sözleşme çerçevesinde kart hamiline mal ve hizmet satmayı veya nakit temin etmeyi kabul eden gerçek veya tüzel kişiyi,

j) Kart Hamili: Banka kartı veya kredi kartı hizmetlerinden yararlanan gerçek veya tüzel kişiyi,

k) Harcama Belgesi: Banka kartı veya kredi kartı ile yapılan işlemler ile ilgili olarak üye işyeri tarafından düzenlenen, kart hamilinin işlemden doğan borcu ile diğer bilgileri gösteren ve kart hamilinin kimliğinin bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemle belirlendiği haller dışında kart hamili tarafından imzalanan belgeyi,

l) Nakit ödeme belgesi: Bankalarca veya yetkili üye işyerlerince banka kartı veya kredi kartı   hamiline  yapılan nakit  ödemelerde  düzenlenerek,  kart  hamilinin  kimliğinin  bir  kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemle belirlendiği haller dışında kart hamili tarafından imzalanan belgeyi,”

“Harcama ve alacak belgesi

MADDE-19: Üye işyerleri, mal ve hizmet bedellerinin banka kartı ya da kredi kartı ile ödenmesi veya nakit talep edilmesi halinde, 20. madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, elektronik ya da mekanik cihazları kullanarak harcama belgesi veya nakit ödeme belgesi düzenlemek ve aslını sözleşmede belirtilen süre içinde muhafaza etmek ve bir nüshayı da kart hamiline vermek zorundadır. Bu hükme aykırılık halinde satılan hizmet veya mal bedeli üye işyeri anlaşması yapan kuruluştan talep edilemez.

Üye işyerleri kart kullanılarak satın alınmış bir malın iadesi veya hizmetin alımından vazgeçilmesi veya yapılan işlemin iptali halinde, alacak belgesi düzenleyerek bir nüshasını kart hamiline verdikten sonra diğer bir nüshayı da muhafaza etmekle yükümlüdür.”

“İmza gerektirmeyen işlemler

MADDE-20: İşlemin niteliği nedeniyle harcama ve alacak belgesi düzenleme imkânı olmayan hallerde kartlar, hamil tarafından çeşitli iletişim araçları ile kart numarası bildirilmek veya imza yerine geçen kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici benzeri başka bir yöntemle işlem yapılmak suretiyle de kullanılabilir.”

“Sahte belge düzenlenmesi

MADDE-36: Gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi, nakit ödeme belgesi ya da alacak belgesi düzenlemek veya bu belgelerde ne surette olursa olsun tahrifat yapmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.

Kovuşturma usûlü

MADDE-42: Bu Kanun’un 38, 39 ve 41. maddelerinde belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Kurum tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir. Bu fıkra uyarınca yapılan soruşturmalar neticesinde açılan kamu davalarında, başvuruda bulunması halinde Kurum, başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanır.

Birinci fıkra hükümlerine göre başlatılan soruşturmalar neticesinde Cumhuriyet savcıları kovuşturmaya yer olmadığına karar verirlerse, bu karar Kuruma tebliğ edilir. Kurum, kendisine tebliğ edilecek bu kararlara karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre itiraza yetkilidir. Kamu davası açılması halinde, iddianamenin bir örneği Kuruma tebliğ edilir.

Bu Kanun’un 39. maddesinde belirtilen suçtan dolayı ilgililerin Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru hakkı saklıdır.

“Yürürlük

MADDE-49: Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.”

III- KONUYA İLİŞKİN KİŞİSEL GÖRÜŞÜMÜZ

Yukarıda yer verdiğimiz maddelerden bizim için birinci derecede önem arz edenler 3/k ile 36. maddedir. Diğer maddeleri olayı biraz daha yakından kavrayabilmek için verdik. Kanun’un 3/k maddesinde Harcama Belgesi;

“Banka kartı veya kredi kartı ile yapılan işlemler ile ilgili olarak üye işyeri tarafından düzenlenen, kart hamilinin işlemden doğan borcu ile diğer bilgileri gösteren ve kart hamilinin kimliğinin bir kod numarası, şifre veya kimliği belirleyici başka bir yöntemle belirlendiği haller dışında kart hamili tarafından imzalanan belgeyi,” şeklinde tanımlanmıştır.

Harcama belgesinden kasıt, alışverişlerde üye işyerindeki POS cihazına alıcının kredi kartı takıldıktan sonra şifre girilmek sureti ile düzenlenen belgedir. Daha yaygın kullanılan adı ise “Slip”tir. Harcama belgelerinin tamamında bedelin altında “mal veya hizmet alındı” ibaresi veya benzer bir ibare geçmektedir.

Üye işyerleri ile yapılan sözleşmelerin tamamında da POS makinelerinden herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın işlem yapılamayacağı açıkça belirtilmektedir.

Oysa yazımızın giriş bölümünde de belirttiğimiz üzere birçok üye işyeri sahibi çeşitli gerekçelerle kendi işyerlerindeki POS makinelerinden herhangi bir mal teslimi ve hizmet ifası yapmaksızın kendilerinin veya yakınlarının kredi kartlarını geçirerek harcama belgesi düzenlemekte ve nakit ihtiyaçlarını gidermektedirler.  Bu işlem sonucu düzenlenen harcama belgelerinde de “mal veya hizmet alındı” ibaresi geçmektedir. Yani bu belgeler gerçeği yansıtmamaktadır. Bankalar, bu durum sözleşme ile yasaklanmış olmasına karşın, sistemlerinde söz konusu çekiş mal teslimi ve hizmet ifası olarak göründüğü için olayı tespit edememektedirler. Bu olayın gerçek yüzü vergi incelemelerinde ortaya çıkmakta ve mükellefler beyanları ile kredi kartı çekişi arasındaki farkı nakit ihtiyacını giderme amaçlı çekiş olarak izah etmektedirler. Yani harcama belgelerinin gerçeği yansıtmadığını itiraf etmektedirler.

Oysa Kanun’un 36. maddesinde;

“Gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi, nakit ödeme belgesi ya da alacak belgesi düzenlemek veya bu belgelerde ne surette olursa olsun tahrifat yapmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayanlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.”

şeklinde düzenleme yapılarak gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenlemenin açıkça suç sayılacağı belirtilmiştir. Hem de öngörülen ceza VUK açısından sahte belge düzenleme suçu için öngörülen cezadan daha ağırdır. Zira sahte belge düzenleme suçunu işleyenlere öngörülen ceza on sekiz aydan üç yıla kadar ağır hapisken gerçeğe aykırı harcama belgesi düzenleyenlere öngörülen ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Beş bin güne kadar adlî para cezası da cabası.

Konuyu biz mi yanlış değerlendiriyoruz acaba diye düşündük. Ancak 36. maddenin gerekçesi satış yapılmış gibi harcama belgesi düzenlemenin cezalandırılmasının amaçlandığını göstermektedir. Madde gerekçesi aynen aşağıdaki gibidir.

“Madde-36: Bu Kanun ile hüküm altına alınan adli cezalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri dikkate alınmak suretiyle düzenlenmiştir.

Ayrıca, söz konusu madde ile Kanun’un uygulanmasına yönelik olarak, satış yapılmış gibi harcama belgesi, nakit ödemesi yapılmış gibi nakit ödeme belgesi, mal iadesi, hizmet alımından vazgeçilmesi ya da işlemin iptali olmaksızın bu işlemler yapılmış gibi alacak belgesi düzenlenmesi veya bu belgelerde tahrifat yapılması suretiyle kendilerine veya başkalarına yarar sağlayanlar hakkında adli ceza uygulanacağı  hükme bağlanmıştır.”

Madde gerekçesinden de anlaşılacağı üzere kanun koyucunun amacı,  satış yapılmış gibi harcama belgesi düzenlenmesini suç saymaktır.

Peki böyle bir cezaya gerek var mıdır? Bizce böyle bir ceza şarttır. Maalesef yeni yasaya rağmen ülkemizde kişilerin geliri ile orantısız sayı ve limitlerde kredi kartı, işyerlerin ciroları ile orantısız sayıda POS makinesi verilmektedir. Abartısız olarak söylemek gerekirse incelemelerde bir memurun başka hiçbir geliri olmamasına karşın değişik bankalardan ondan fazla kredi kartı aldığı ve aylık limitlerinin toplamının 20.000,00 -30.000,00 YTL’yi bulduğu ve bu kartları yakınları/arkadaşları olan üye işyeri sahiplerine kullandırdıkları durumlarla bile karşılaşıyoruz. Hatta bu yolla tefecilik yapıldığı iddiası bile vardır. Nasıl mı yapılmaktadır? Mal teslimi ve hizmet ifası olmaksızın kredi kartını POS cihazından geçirdiniz. Banka ile yapılan anlaşma gereği para %2 komisyon kesildikten sonra ertesi gün hesaba geçmektedir. 10.000,00 YTL çektiğinizi düşünün. Ertesi gün hesabınıza 9.800,00 YTL geçmektedir. Üye işyeri sahibi kartını çektiği kişiye, kartı çekince 9.500,00 YTL’yi nakit olarak ödüyor. Kazancı ise net 300,00 YTL oluyor. İnceleme için çağırdığınızda ise bu çekişlerin mal teslimi ve hizmet ifası karşılığı olmadığı, finansman ihtiyacını karşılamak için bu yola başvurduğu vs. gerekçeleri ileri sürülmektedir. Ne gariptir ki kartını çektiği kişiler de ifade vermeye gelmekte ve kendilerine ezberletilen senaryoyu anlatmaktadırlar. Sonra da uzun bir yargı süreci, birbirine zıt yargı kararları, geçen yıllar, harcanan emekler vs.

Hatta insanın aklına bu kadar kontrolsüz bir ortamda banka soymak için uğraşmaya gerek bile olmadığı gelmektedir. Bir şirket kur. Değişik bankalardan POS cihazları al (nasıl olsa bankalar bu konuda yarış içindeler). Aynı zamanda da yeteri kadar kredi kartı çıkar. Belli bir süre normal mükellef gibi faaliyet göster. Sonra kredi kartlarını kendi POS cihazından geçir. Ertesi gün bankaya git. Parayı çek. Yurt dışına çık. Bir daha da ortalıkta görünme.

IV- SONUÇ

Yazımızda bugüne kadar pek gündeme gelmeyen ve açıkçası bizlerinde pek farkında olmadığımız bir konuyu açıklamaya çalıştık. Bizce, 01.03.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe giren 5464 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun” 3/k ve 36. maddeleri uyarınca üye işyerlerinden herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifası olmaksızın nakit ihtiyacının giderilmesi vs. gerekçelerle harcama belgesi (slip) düzenlenmesi hapis cezası gerektiren bir suçtur. Ceza miktarı ise 2 yıldan 5 yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Konunun birçok mükellefi ilgilendiriyor olması ve ilgili tarafların (bankalar, inceleme elemanları ve mükellefler) bu konu hakkında tam bilgi sahibi olmamaları dolayısı ile konu hakkında Samsun Vergi Dairesi Başkanlığı kanalı ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan idari görüş talep edilmiştir. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun görüş belirtmesi durumunda cevabi yazıyı da sizlerle paylaşacağız. Ancak kanun 01.03.2006 tarihinden bu yana yürürlükte olduğu için mükelleflerin konu ile ilgili olarak temkinli davranmasının faydalı olacağını düşünüyoruz.

 

 


 *          Vergi Denetmeni

 **          Vergi Denetmeni

[1]      01.03.2006 tarih ve 26095 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[2]     Bankalardan istenen bilgi, “POS cihazından mal ve hizmet teslimi karşılığı olmaksızın kendi veya yakınlarının kredi kartlarıyla nakit ihtiyacını karşılamak vs. üzere çekiş yapılıp yapılamayacağı, böyle bir işlemin yasak olması durumunda müeyyidesi olup
         olmadığının dayanakları ile birlikte açıkça belirtilmesi”